ZARARLI KOZMETİK İÇERİKLERİ ÖĞRENELİM

Kozmetiklerin etiketlerine bakıp hiçbir şey anlamıyor olabilirsiniz. Bu rehber, en tehlikeli içerikleri tanımanıza, hangilerinin gerçekten faydalı olduğunu anlamanıza yardımcı olacak

Öncelikle kozmetiklerin raflarda yerini almadan önce ne aşamalardan geçtiğini hızlıca bir öğrenelim;

İlk olarak kullanılacak, kozmetiğimiz içerisinde yer alacak bitki, mesela aloe vera, topraktan çıkarılıp tüm kirinden temizleniyor. Sonra işimize yarayacak önemli aktifler ayrılıyor ki bitkinin cildimize zarar verebilecek kısımları ürünün içinde olmasın.

Bunun kadar önemli diğer bir nokta ise bu aktiflerin bozulmasını önlemek ve etkilerinin korunmasını sağlamak. İşte bu noktada kimasallar ve koruyurucular devreye giriyor.

Gönül rahatlığı ile ürünlerimizi seçmemize yardımcı olacak tüyolar;

  • Kullanacağımız marka Türkiye dışında nerelerde satılıyor. Sonuçta Amerika ve Avrupa’da satılıyorsa pek çok standarda uygun üretilmiş demektir.
  • Doğal ve organik denen her ürünü gözümüz kapalı almamalıyız. Çünkü doğal aktiflerin de zararlı özellikleri olabiliyor. Yukarıda bahsettiğim gibi hangi teknoloji kullanılarak üretildiği araştırılmalıdır.
  • Satış temsilcisi en şirin yüzüyle “Ürünümüzde hiçbir kimyasal koruyucu kullanılmıyor,” dedi. Gözümüz kapalı hemen satın almadan önce dikkat etmemiz gereken şey, ürünün ne ile korunduğu olmalı.  Çünkü ürün dış etkenlerden korunmuyorsa, etkinliğini son damlasına kadar gösteremez. Çok kısa bir süre sonra da bakteri ve mikropların yüzdüğü bir havuza dönüşür.

En zararlı içerikler hangileri?

Kozmetik etiketlerinin adeta illüminati şifresi gibi olduğu bir gerçek. Başlarda ben de zorlanıyordum, ama zamanla alışıyor insan. Bu işi kolaylaştıracak tek şey, içerik listesinde o ürünü gerisin geriye aldığımız gibi rafa koymamızı gerektirecek anahtar kelimeleri bulmak.

2015-03-23-18-42-57.png

  •  Herkesin gün geçtikçe daha çok dikkat kesildiği şeytani içeriklerden biri olan Paraben kozmetiklere bakteri ve mikrop üremesini engellemek için konuluyor. Zayıf östrojenik etkileri ve göğüs tümörlerinde bulunmaları sebebiyle kanserojen risk taşıyorlar.
  • Formaldehit hem kanserojen, hem de tahriş edici bir bileşen. Laboratuvarda bu maddeyle çok özel, korunaklı bir ortamda ve gaz maskesi ile çalışıyordum. Tırnak cilalarında, saç boyalarında, sahte kirpik yapıştırıcılarında ve şampuanlarda bulunuyor. Avrupa Birliği’ne göre de kullanımı yasak.
  •  Şampuanlara, duş & yüz temizleme jellerine ve sabunlara köpük vermek için kullanılan DEA&TEA&MEA(Dietilamin, Trietilamin, Metiletilamin) kanserojen etkilerinin yanında cildi kurutup bariyerini inceltiyor.
  • Cildin aktifleri emmesine yardımcı olmak için kullanılan PEG, bunun yanında ürünün yüksek sıcaklıklarda erimesini ve düşük sıcaklıklarda donmasını önemek için de kullanıyor. Kanserojen etkilerinin yanında cildin nem bağlayıcı kapasitesini de negatif yönde etkiliyor. Hayvanlar üzerinde yapılan testler yüksek miktarının tümör oluşumuna neden olabildiğini gösteriyor.
  • Cildi beyazlatmak için kullanılan Hidroksikinon UK’ye göre yasaklanmış. Çünkü kanserojen ve toksik özellik taşıyor.
  • Makyaj malzemelerinde kullanılan kurşun tümüyle toksik ve civa ise beyin gelişimini negatif yönde etkiliyor. Düşünün bunlar laboratuvarda kesinlikle ayrı atık kaplarında saklanan maddeler. Dudağınıza veya yüzünüze bunları sürmek istemezsiniz değil mi?

Renherimiz devam edecek… takipte kalın lütfen…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir